Türkiye - Azerbaycan Siyasi İlişkileri, 13.7.2018

Türkiye ile Azerbaycan, iki ülke arasında eşine rastlanamayacak nitelikte bir kardeşlik bağına sahiptir. Ulu önder Atatürk "Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir”, Umummilli lider Haydar Aliyev "Biz bir millet, iki devletiz" ifadeleriyle bu kardeşlik bağını tanımlamışlardır.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki siyasi ilişkiler, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin 28 Mayıs 1918 tarihinde bağımsızlığını ilan etmesiyle başlamıştır. Nuri Paşa komutasındaki Türkiye ve Azerbaycan askerlerinden müteşekkil Kafkas İslam Ordusu’nun 1918 yılında Azerbaycan’ı Ermeni ve Bolşevik Rus işgalinden kurtararak, bağımsız Azerbaycan’ın temellerini güçlendirmesi, iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağını güçlendiren en önemli unsurlardan biridir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasının hemen ardından, güven mektubu TBMM Başkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından imzalanan Mehduh Şevket Esendal’ın, 1920 yılında TBMM Temsilcisi olarak Bakü’ye atanması tarihi bir gelişme teşkil etmiştir. Aynı şekilde, Azerbaycan Hükümeti İbrahim Abilov’u Ankara’ya Temsilci olarak atamış, Abilov güven mektubunu Atatürk’e Ekim 1921’de sunmuştur. Atatürk bu törende yaptığı konuşmada, ülkelerimiz arasındaki bağı “Azerbaycan Türklerinin dertleri kendi dertlerimiz ve sevinçleri kendi sevinçlerimiz olduğu için onların muratlarına nail olmaları, hür ve müstakil olarak yaşamaları bizi pek ziyade sevindirir” sözleriyle ifade etmiştir. 18 Ekim 1921 tarihinde Azerbaycan’ın Ankara Temsilciliğinin açılışında da Azerbaycan bayrağı göndere bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından çekilmiştir.

18 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığını yeniden ilan edilmesinden sonra Azerbaycan’ı ilk tanıyan devlet 1918 yılında olduğu gibi yine Türkiye Cumhuriyeti olmuş, iki ülke arasında 14 Ocak 1992’de “Diplomatik İlişkilerin Yeniden kurulmasına İlişkin Anlaşma” imzalanmış ve Bakü’de Başkonsolosluk olarak görev yapmakta olan temsilciliğimiz Büyükelçilik düzeyine yükseltilmiştir. Azerbaycan’da ayrıca Nahçıvan ve Gence Başkonsolosluklarımız faaliyet göstermektedir. Azerbaycan’ın ise Ankara’daki Büyükelçiliğinin yanısıra İstanbul ve Kars’ta Başkonsoloslukları bulunmaktadır.

Azerbaycan, 27 yıllık nispeten kısa süre zarfında kendini yeniden inşa etmiş, 71 yıllık zor bir dönemin ardından, uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşmıştır.

Bugün, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri “stratejik ortaklık” düzeyine ulaşmıştır. 2011 yılından bu yana gerçekleştirilmekte olan “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi” (YDSK) toplantıları, ilişkilerin her alanda daha da derinleşmesine katkı sağlamaktadır. Sayın CumhurbaşkanımızYDSK VI. Toplantısı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının ilk seferinin düzenlenmesi vesilesiyle 30-31 Ekim 2017 tarihlerinde Azerbaycan’a bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev 25 Nisan 2018 tarihinde YDSK VII. toplantısı vesilesiyle 12 Haziran 2018’de ise TANAP’ın açılışı münasebetiyle ülkemizi ziyaret etmiştir. Son olarak, Sayın Cumhurbaşkanımız 24 Haziran 2018 tarihinde yeniden seçilmesinin ardından 10 Temmuz 2018 tarihinde ilk resmi yurtdışı ziyaretini Azerbaycan’a gerçekleştirmiştir.

Yoğun şekilde devam eden karşılıklı üst düzey ziyaretler, ilişkilerin arkasındaki en önemli itici güçtür. İki ülke devlet yetkililerinin göreve geldikten veya sembolik önemi haiz gelişmelerin ardından diğer ülkeyi öncelikli olarak ziyaret etmeleri şeklinde bir gelenek yerleşmiştir.

Azerbaycan’la tesis edilen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan, Türkiye-Azerbaycan-İran, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan, Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan ve Türkiye-Azerbaycan-Ukrayna üçlü mekanizmaları ile Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan-İran dörtlü mekanizmaları bölgesel istikrar, barış ve refaha katkı sağlamaktadır.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tek kara bağlantısını oluşturan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, ülkemizin Azerbaycan'la ikili ilişkileri açısından ayrı bir yer tutmaktadır. Ermenistan, İran ve Türkiye arasında kalan ve Azerbaycan'dan fiziken ayrı olan ve tarihte "Türk Kapısı" olarak da tasvir edilegelen Nahçıvan, Azerbaycan halkı ile doğrudan bağlantı noktamızı oluşturmaktadır.

Ülkelerimiz arasında, kardeşlik ve karşılıklı güven temelinde şekillenen siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve askeri işbirliği, iki ülkenin hedeflediği başarılara birlikte ulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Türkiye ve Azerbaycan, sahip oldukları imkân ve kabiliyetleri, bölge güvenlik ve istikrarına katkıda bulunmak amacıyla birleştirmektedir. Ülkelerimiz bu amaçla, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası ve bölgesel kuruluşlarda yakın işbirliği içinde çalışmaktadır.

Bu işbirliğinin en güzel örneği, geliştirilen ortak projelerdir. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattıyla başlayan, Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattıyla devam eden “barış ve refah” koridoru, Bakü-Tiflis-Kars demiryoluyla yeni bir boyut kazanmıştır. “21. Yüzyılın Projesi” olarak adlandırılan, Hazar doğalgazını Batı Avrupa’ya nakledecek Güney Gaz Koridoru projesi de, yine Türkiye ve Azerbaycan’ın imzasını taşımaktadır.

Türkiye ve Azerbaycan bu projelerin yanı sıra, uluslararası barış çabalarına da aktif biçimde destek olmaktadır. Bugün, Afganistan'daki Kararlı Destek Misyonu (RSM)içindeki Türk taburu bünyesinde 120 Azerbaycanlı görev yapmaktadır. Ülkelerimiz bu şekilde, manevi yakınlık içinde olduğumuz Afganistan’ın istikrarına ve küresel güvenliğe katkı sağlamaktadırlar. Ayrıca, çok kültürlülük ve hoşgörüye dayalı toplumsal dokularımız her türlü aşırıcılıkla mücadelede tüm dünyaya örnek teşkil etmektedir. Bu ortak anlayış giderek artmakta olan yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve ayırımcılık akımlarının karşısında önem kazanmaktadır. Bu çerçevede 2016 yılının Azerbaycan’da “Çokkültürlülük Yılı” ilan edilmesi, Azerbaycan’ın Medeniyetler İttifakı 7. Küresel Forumu’na, Türkiye’nin ise ilk kez düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi’ne 2016 yılında ev sahipliği yapmış olması önem taşımaktadır.

Türkiye ve Azerbaycan’ın “Refaha ve barışa ortak olmak” şeklinde özetlenebilecek yaklaşımı, karşılıklı yarara dayalı işbirliğinin genişleyen halkalar şeklinde yayılmasını ve özellikle bölgemizin güvenlik ve istikrarını olumlu yönde değiştirmeyi hedeflemektedir.

Yukarı Karabağ ihtilafı, bölgede kalıcı istikrar ve güvenliğe engel teşkil etmektedir. Kafkasya'da sürdürülebilir istikrar, barış ve huzurun temini için Yukarı Karabağ sorununun barışçıl yöntemlerle, Azerbaycan’ın tam egemenliği, toprak bütünlüğü ve sınırlarının dokunulmazlığı ilkeleri ile uluslararası hukuk temelinde çözümlenmesi gerekmektedir. Türkiye bu doğrultuda sorununa barışçı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunabilmesi yönünde AGİT Minsk Grubu içinde ve diğer uluslararası platformlarda aktif çaba harcamaktadır.

Türkiye ve Azerbaycan, tarih boyunca kader birliği içerisinde oldukları gibi, bugün de aynı pencereden geleceğe bakmakta; bugünümüzü ve yarınımızı ortaklaşa şekillendirmektedirler.

Pazartesi - Cuma

09:00 - 13:00 / 14:30 - 18:30

09:00 - 12:30
1.1.2017 2.1.2017 Yılbaşı Tatili
20.1.2017 20.1.2017 Milli Matem Günü
8.3.2017 8.3.2017 Dünya Kadınlar Günü
20.3.2017 24.3.2017 Nevruz Bayramı
9.5.2017 9.5.2017 Faşizme Karşı Zafer Günü
28.5.2017 28.5.2017 Cumhuriyet Bayramı
15.6.2017 15.6.2017 Milli Kurtuluş Günü
26.6.2017 26.6.2017 Silahlı Kuvvetler Günü
26.6.2017 27.6.2017 Ramazan Bayramı
1.9.2017 2.9.2017 Kurban Bayramı
9.11.2017 9.11.2017 Bayrak Günü
31.12.2017 31.12.2017 Dünya Azerbaycanlıları Dayanışma Günü